İzleyip izlememek konusunda tereddüt edebileceğiniz, ancak kesinlikle bilmeniz ve hissetmeniz gereken bir filmi, Kaouther Ben Hania'nın yönettiği Hind Rajab'ın Sesi'ni (The Voice of Hind Rajab - 2025) inceliyoruz. Bu film beni tamamen paramparça etti. Gerçek, yürek burkan bir trajediye dayanan bu yapım; gerilimi, çaresizliği ve ham duyguyu öyle bir aktarıyor ki, izleyiciyi sarsmıyor, adeta içinden geçiriyor. Bu kurgu değil; gerçek acı ve onu engelleyen bürokrasinin çıplak hali. Filme, bir sinema eseri olarak 10 üzerinden 10 puan veriyorum.
Konusu: 8 Dakika Uzaktaki Ambulans ve Aşılamayan Mesafe
Film, 29 Ocak 2024'te Gazze'deki Kızılay gönüllülerinin acil bir çağrı almasıyla başlar. Arayan, 6 yaşındaki Hind Rajab'dır. Ağır İsrail ordusu ateşi altında kalmış bir arabanın içinde sıkışıp kalmış, kurtarılması için yalvarmaktadır. Etrafındaki aile üyeleri öldürülmüştür, hayatta kalan tek kişi odur. Gönüllüler, onu sakin tutmaya ve hatta kalmaya çalışırken, bir ambulansın ona ulaşması için her şeyi yaparlar. Ancak ambulans sadece 8 dakika uzaktadır. Fakat işgal ve sonsuz bürokratik prosedürler nedeniyle hareket edemez. Kızılay, İsrail Savunma Bakanlığı'na koordinasyon için başvurur, sonra sahradaki askerlerden güvenli bir rota onayı alınması gerekir, ve daha fazla "yeşil ışık" beklenir. Bu süreç saatlerce sürer.
Filmin Detayları
- Yönetmen: Kaouther Ben Hania
- Başrol Oyuncuları: Saja Kilani, Motaz Malhees, Amer Hlehel, Clara Khoury
- IMDB: 8.4/10 (8.300+ oy)
- Rotten Tomatoes: %95 Eleştirmen Puanı
- Seyirci Puanı: %92
- Tür: Dokudrama, Savaş Draması
- Ödüller: 82. Venedik Film Festivali - Büyük Jüri Ödülü. 98. Akademi Ödülleri'nde En İyi Uluslararası Film dalında Tunus adayı.
- Festival Prömiyeri: 3 Eylül 2025, Venedik
Filmin Gücü Nereden Geliyor? Gerçeklik ve Sanatın Çarpışması
1. Hind'in Gerçek Sesi: Tarihe Kazınan Bir Çığlık: Filmin kalbinde, Hind Rajab'ın Kızılay telefon kayıtlarından alınan gerçek sesi yer alır. "Hanud" diye seslenen bu küçük kızın, önce yalnız olduğunu, sonra yanındaki amcası, halası ve onların çocuğundan "uyuyorlar" diye bahsedip, ardından hepsinin öldüğünü söylemesi... Sadece 6 yaşında olmanın verdiği tanımsızlıkla durumu anlatmaya çalışması ve kesintili iletişim, dinlemesi dayanılmaz derecede acı verici bir deneyim. Bu, herhangi bir oyunculuğun veya senaryonun ulaşamayacağı bir ham gerçeklik katmanı sunar.
2. Kurtarıcıların Çaresizliği: İnsanlığın İkinci Trajedisi: Film, sadece Hind'in trajedisine değil, onu kurtarmaya çalışan Kızılay gönüllülerinin içinde yaşadıkları ikinci bir trajediye de odaklanır. Ofis içindeki tartışmalar, gözyaşları, çığlıklar ve derin çaresizlik, izleyiciyi olayın tam merkezine çeker. Saja Kilani, Motaz Malhees ve diğer oyuncuların performansları o kadar gerçekçidir ki, onlarla birlikte çaresizliği, öfkeyi ve yıkımı hissedersiniz.
3. Bürokrasi ve Savaş Makinasının Soğuk Yüzü: Filmin en çarpıcı yanı, insani bir dramın, kırmızı bantlar, telefon zincirleri ve askeri protokoller labirentinde nasıl kaybolup gittiğini göstermesidir. "8 dakika"lık mesafe, savaş hukuku, koordinasyon talepleri ve "güvenlik onayları" arasında eriyip gider. Bu, sadece bir çocuğun değil, insanlığın ve acil yardım hakkının da nasıl esir alınabileceğinin acı bir belgeselidir.
4. Gerçek Görüntülerle Yüzleşme: Filmin son bölümlerinde, gerçek Kızılay çalışanları Omar ve Nisreen'in Hind ile telefonda konuşurkenki görüntüleri, olay yerinden gerçek fotoğraflar ve Hind'in annesi ile kardeşinin halleri perdeye yansır. Bu anlar, izleyiciyi belgesel gerçekliğiyle bir kez daha, bu sefer daha da yakından yüzleştirir.
Neden İzlemeliyiz? (Zor ama Gerekli Bir Soru)
Bu filmi izlemek kolay değil. İzlemek, acı çekmeyi göze almaktır. Peki neden kendimizi buna maruz bırakmalıyız?
Çünkü Hind Rajab'ın Sesi, sadece bir film değil; tarihe, insanlığa ve bizlere düşen bir aynadır. Hind Rajab'ın trajedisi, maalesef benzersiz değil. Film, izleyiciyi bu gerçekle yüzleştirirken, arka planda şu çarpıcı bilgiyi paylaşır: Resmi insani kaynaklara göre, Ekim 2023'ten itibaren Gazze'de 20.000'den fazla çocuk hayatını kaybetmiştir. Hind, o istatistiğin bir yüzü, bir sesidir.
Sonuç: İzlemeli miyiz?
Evet. Herkes, izleyebilecek gücü kendinde hisseden herkes izlemeli.
Bu bir "izleme önerisi" değil, bir sorumluluk çağrısıdır. Sinema, eğlendirmenin yanı sıra, tanıklık etme, hatırlatma ve vicdanları harekete geçirme gücüne de sahiptir. The Voice of Hind Rajab, bu gücü sonuna kadar kullanan nadir eserlerden.
Ancak, ruhsal sağlığı için ağır travmatik içeriklerden uzak durması gereken izleyiciler için uygun olmayabilir. Bu, kişisel bir tercihtir ve saygı duyulmalıdır.
Ben, bir incelemeci olarak, bu filmin varlığından ve gücünden ötürü minnettarım. Ancak bir insan olarak, bir daha asla izleyemeyeceğim. Çünkü Hind'in sesi ve hikayesi, bir kez duyulduğunda asla unutulmaz.
Peki ya siz? The Voice of Hind Rajab hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu tarz gerçek trajedilere dayanan filmlerin sinemadaki yeri ve izleyici üzerindeki etkisi hakkında fikirleriniz neler? Yorumlarda düşüncelerinizi saygı ve özenle paylaşın.
Ayrıca, bana önerebileceğiniz, benzer şekilde toplumsal hafızaya ve insani gerçeklere ışık tutan, önemli hikayeler anlatan başka film veya belgeseller var mı? Önerilerinizi bekliyorum.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder